TÜM HAYIRSEVERLERE MÜJDE: BÖBREK NAKLİ YAPILMIŞTIR 11 Temmuz 2006 tarihinde beyin kanaması geçirerek vefat eden Şerife POLAT'ın eşi İbrahim POLAT, babası Nevzat ÜNAL ve yakınları, acılarını yüreklerine gömerek Şerife POLAT'ın organlarını bağışlamış ve yıllardır organ bekleyen, yaşama umudunu kaybetmiş 4 kişiyi hayata kavuşturmuştur. Şerife POLAT'ın bağışladığı böbreklerden biri Gülnur TEKİN'e nakledilmiştir.

Evladını göremeden beyin kanaması geçirerek vefat eden Şerife POLAT'ın yaşam çizgisi ile Gülnur TEKİN'in hikayesi birbirine çok benziyor. Gülnur TEKİN de beyin kanaması geçirerek böbreğini kaybetmişti. Organlarını bağışlayarak 4 kişiyi hayata döndüren bu iyilik meleğine Allah'tan rahmet diliyoruz.

Organ naklini gerçekleştiren Türk Hekimi Sayın Prof.Dr.Alper DEMİRBAŞ'a saygı ve sevgilerimizi sunuyoruz.


GÜLNUR TEKİN

Merhaba,

Ben İstanbul Küçükçekmece'de yaşayan Gülnur Tekin,
11 yıldır yakalandığım amansız hastalıktan kurtulmak için yaşam mücadelesi veriyorum.

Evli ve 1 çocuk annesiyim. 1994 yılında geçirdiğim aşırı yüksek tansiyondan beyin kanaması geçirdim. Bunun akabinde her iki böbreğimi de hipertansiyondan kaybettim. Yaklaşık 5 yıldır da hayatım haftada 3 kez günde 4 saat diyaliz makinesine bağlanarak yaşam savaşı veriyorum.

Eşim bir kamu kuruluşunda memur olarak çalışıyor. Memuriyet öncesi eşim ve ben her ikimiz de fotoğrafçılıkla uğraşıyor ve hatta hastalık öncesi herhangi bir maddi problemimiz yoktu ta ki benim böbrek hastalığım öğrenilene kadar. Önceleri birikmiş yatırımlarımızı sonra bir bir işyerimizdeki malları sonra baskı makineleri derken iki işyerimiz de bu hastalık için harcayacağımız bir şeyimiz kalmadı, eşim yetiştirme yurdu öğrencisi olduğundan 3413 sayılı kanundan yararlanarak devlet memuru oldu Allah'ımıza şükürler olsun.

Ne var ki şanssızlıklar hiç peşimizi bırakmaz oldu. İlk görev yeri doğu olduğundan bir süre ayrı yaşamak durumunda kaldık. Bu süre benim sağlık akışımda büyük bir kayıp yarattı.

Tedavimi Cerrahpaşa Tıp Fakültesinde yaptırıyor, nakil hazırlığı yapıyorduk.

Sonradan tayinen İstanbul'a gelmek durumunda kaldık, yaklaşık 2 yıldır da İstanbul'dayız.

Annem bana böbrek vermek için tahlil yaptırdı doku uyuşmazlığı nedeniyle olmadı. Kız kardeşim böbrek vermek istedi o da olumsuz çıktı babam ise şeker hastasıydı Zaten olmuyordu.

Bir başımıza kalakalmıştık. İstanbul'un göbeğinde çaresizce…

Doktorlar ömrümün sonuna kadar diyaliz makinesine bağlı olarak yaşamam gerektiğini, yememe içmeme ne kadar dikkat edersem o kadar uzun yaşayacağımı söylüyorlardı.

Eşim 525 milyon maaşla çalışan bir memur. Maddi imkansızlıklar içerisinde benim tedavimi yaptırmaya çalışıyor. Emekli Sandığı güvencesi olduğundan tedavimde herhangi bir aksaklık yok rutin olarak diyalize gidip gelebiliyorum.

Bir yakın aile dostumuzun tavsiyesi üzerine bundan bir yıl önce Antalya Akdeniz Üniversitesi'nde kök hücre doku yönünden çok iyi neticeler alındığını ve hatta yalnızca kan grubunun uyumlu olmasıyla böbrek nakli yapıldığı yönünde sevindirici haberler alıyorduk.

Ogün evimizde bir bayram sevinci yaşandı. Şu an 9 yaşında olan oğlum Ömür'ün ellerini açıp “Allah'ım annem kurtulacak, kurtulacak” derken gözlerinde parlayan mutluluk ve sevinç ışıklarını görmeliydiniz.

Ve Antalya'ya yöneldik…1-2-3 derken bir yılda 6 kere Antalya Akdeniz Üniversitesi'nde kontrol ve tedavilere gidiyorduk, her geçen gün umudumuz canlanıyordu ve bir o kadar da yarınlar için planlar yapar olmuştuk. Ta ki maddi yönden sarsıntı yaşayana kadar, bir ara umudumuzu kaybeder olduk Antalya'ya gidip gelmelerimiz ve ayrıca zaten maddi yönden destek almadan tedavisi imkansız hastalığım eşimi içinden çıkılmaz hesaplara sürükledi.
525 milyon aylıkla nereye kadar diye düşünerek ek iş yapmaya başladı fakat bu da yeterli gelmiyordu. Her geçen gün borç çoğalıyordu her ay ya da 2 ayda bir almamız gereken ve devletin ödeyemediği Hepatit koruma aşısını bile alamaz olduk.

Sağlıklı beslenmem lazımdı bir çocuğumuz vardı ve okuyordu artık. Evde sürekli hastane ve tedavi konuşulduğundan o da etkilenmiş ve içine kapanık biri olup çıkmıştı.

Tek tesellimiz bir sosyal güvencemizin olmasıydı ve buna şükrediyorduk. Öyle aylar eşimin aldığı maaş eşten dosttan zor durumda aldığımız borçlara gidiyor bir dilim ekmeği bulamaz duruma geliyorduk.

Bu süre içinde yaptığımız tahliller ve tetkikler sonucunda eşimin bana böbreğini vereceği yönünde olumlu sonuçlar aldık.

Eşim bana böbreğini vermekte kararlı. Antalya'ya gitmemiz, orada ameliyat sonrası tedavinin yapılacak olması bizi yeniden maddi sıkıntılar içerisine soktu. Artık değil evimizi Antalya'ya taşımak,normal hayatımızı sürdürecek gücümüz kalmadı zar zor ihtiyaçlarımızı karşılıyoruz. Yine yakın çevremizden arkadaşların yardımıyla bir yardım kampanyası açılması yönünde İçişleri Bakanlığı'ndan onaylı izin alındı. Emekli Sandığı tarafından karşılanmasına imkan olmayan ameliyat öncesi ve sonrası bir yıllık beslenme, steril ortamın ve konaklama giderlerinin karşılanması için 50 milyar liralık yardım kampanyası hakkında sitemizde ayrıntılı bilgileri bulabilirsiniz.

Sizlere yukarıda yaşadığımız bu sıkıntılı hayatımızın bir bölümünü anlatmaya çalıştım. Maksadım sizleri üzmek değil, nasipse Cenabı Allah'tan tek dileğim oğlumun askerliğini ve torunlarımı görmektir.

Siz hayırseverlerin maddi ve manevi katkılarıyla Antalya'da böbrek nakli olmak ve YAŞAMAK İSTİYORUM.

Hasta yakını irtibat bilgileri :

Telefon : (0546) 217 80 29

Telefon : (0505) 434 17 97

Telefon : (0505) 434 18 08




Şu anda sitede 1 kişi online

2005 - hastalığa yakalandıktan sonra
Sitemizi 30 Mart 2006 tarihinden itibaren 43450
kişi ziyaret etmiştir
Camdan evde oturanlar başkalarına taş atmamalıdırlar.
G. NERBERT